Öğle Vakti a 12:39
Trabzon AÇIK
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

100. Yılda Cumhuriyeti Kavramak İçin ‘in Türkçe olarak yeniden yazılışı”Cumhuriyetin Anlaşılması için 100 Yılında “

Yazının içeriğinde hem bu sunumdan faydalandım, hem de size ve özellikle gençlere bu konuda bir not bırakmak istedim. Uzun tarihi bilgiler vermeyeceğim tabii ki, ilgilenenler için sonsuz kaynaklara bir tıkla ulaşmak mümkündür.

Bizim konumuz Çanakkale Zaferi, Kurtuluş Savaşı ve büyük bir kuruluş hikayesinin yeni nesile aktarımıdır…

Şöyle ki:

İtilaf Devletlerinin donanmaları Çanakkale’yi denizden geçemediler.

Nusret Mayın Gemisi’nin boğaza döşediği mayınlar, topçu atışları ve Seyit Onbaşının 210 okkalık mermiyi kucaklayıp topun namlusuna sürmesiyle İtilaf Devletlerinin yenilmez ordusuna Çanakkale’yi dar ettiler.

Bu kez uzaklardan getirilen Anzak askerleriyle kara savaşı başlattılar.

Çanakkale’de Conk Bayırı (Anzak çıkartması) 24 Nisan’ı-25 Nisan’a bağlayan gecede (1915) siperler o kadar yakındı ki neredeyse göğüs göğüse savaş başladı. Siperler yedi sekiz metre kadar yakındı.

Mustafa Kemal’in dehasıyla İtilaf Devletleri Çanakkale’yi yine geçemediler.

Ancak ne denizden ne de karadan geçilemeyen Çanakkale, bilindiği üzere Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918) nedeniyle geçilecekti ve 13 Kasım 1918’de İtilaf Devletlerinin donanmaları İstanbul’a ulaşacaktı. Mondros Antlaşması ile Osmanlı’nın idam emri de imzalanmıştı.

Mondros Ateşkes Antlaşması hükümlerine uymayan sadece 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşadır. Paşa, 19 Nisan 1919’da Gülcemal Vapuru ile Trabzon’a gelir. Kazım Karabekir Paşa Mustafa Kemal’e bir telgraf çekerek;

“Kemal ben Anadolu’ya geçtim. Sen de en kısa sürede Anadolu’ya gel” der.

Altı ay kadar İstanbul’da Kurtuluş için arayışlarda bulunan Mustafa Kemal de İstanbul’da yaptığı görüşmeler sonucunda;

“Kurtuluşun Anadolu’da başlayacağını düşünür”

Mondros Antlaşması ile Kastamonu-Sinop ve arkasında Ankara bir avuç Anadolu toprağı kalmıştır. Mustafa Kemal, 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile Samsun’a çıkar. Amasya, Sivas ve Erzurum’a varır ve Erzurum’da Mustafa Kemal’i Kazım Karabekir Paşa karşılar.

“Mustafa, 3. Ordu ile emrindeyim” der Paşa.

Ve Cumhuriyetin kuruluşuna giden süreç başlar.

Gençler, Cumhuriyeti anlamak için o dönemi anlamak gereklidir

Kurtuluş ateşinin Anadolu’da yakılması ve TBBM’nin (23 Nisan 1920) açılmasıyla taçlandırılan sürecin içinde yaşanan savaşları, insan hikayelerini, fedakarlıkları, acıları, inancı anlamak için iyi bir eğitim sistemine, okumaya teşvik edilen bir gençliğe ve yaşananları yerinde gösterip hikayeyi zihinlere kazımaya ihtiyaç vardır.

Evlerinden binlerce kilometre uzakta yatan dedelerini her yıl ziyarete gelen “Anzaklar”ın torunları kadar Çanakkale’yi içselleştirmek gerekmektedir.

Mustafa Kemal’i ve Anadolu’da yedi düvele karşı kazanılan bu olağanüstü mucizeyi genç kuşaklara yeterince anlatabiliyor muyuz?

Çanakkale, bu mucizenin gözle görülür en somut savaş alanlarının başındadır. Conk Bayırını gezip hayrete düşmeyen, tüyleri diken diken olmayan var mıdır?

Demek istediğim şudur, bugün Cumhuriyetin 100. Yılında hala içinde bulunduğumuz kısır tartışmaları aşmanın yolu, kuruluşa bakıp “Atatürk liderliğinde atalarımız dedelerimiz hangi zorluklarla bu vatanı kurtardılar, nasıl mermi yağarken düşmanın üzerine gittiler, nasıl inşa ettiler bu cumhuriyeti, ne amaçladılar, nasıl aydınlık bir gelecek için can verdiler” sorularının yanıtını vermektir. Ezbere dayalı bir milliyetçilikle değil, gerçek tarih bilinciyle sonuca varabiliriz. Gelecek, geçmişten bağımsız değildir.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Trabzon Büyükşehir Belediyespor Taekwondo takımının büyük bir başarıya imza attığı ‘de yer alıyor.